2.9.13

Küçükkumla

Yüksel kardeşler sahil sitesi

Eskiden Bursa - Gemlik - Küçükkumla'da yazlığımız vardı. Yazın genellikle 1 ay burada tatil yapardık.
En son 1999'da gitmiştik. 17 Ağustos depreminden sonra bir daha gitmedik. Dün yolum Bursa'ya düşmüşken nostaljik olsun diye eşimle birlikte bir gidelim dedik.
Birkaç not alayım istedim;
  • Yüksel Kardeşler Sahil Sitesi; İlk yazlığımız bu sitede 1+1 bir evdi. İlk olmasından ötürü bütün arkadaşlarım buradaydı. Dedem arkadaşlarıyla kafeteryada otururdu. Biz kafeteryanın hemen karşısındaki kumsalda denize girerdik. Arkadaşlarla harçlıklarımızı birleştirir site girişindeki kasaptan et alır sitede beslediğimiz kediye verirdik (Kasabın atık etleri bize kakaladığını büyüyünce anladım).
    Şimdi gittiğimde kafeterya bomboştu, kumsalın bir kısmına çay bahçesi yapmışlar, girişteki kasap hala duruyor ama vitrinini yenilemiş, benim küçüklüğümde plaj çok kalabalık olmazdı ama şimdi iğne atsan yere düşmüyor
  • Ceylan market; Küçükkumla'nın alkol satmayan tek marketiydi. Alışverişleri buradan yapardık. Kendini hç bozmadan devam ediyor.
  • Atericiler; aklımda kalan 2 tane aterici vardı. Bir tanesini sevmezdim ve çok nadir giderdim, diğerinde ise günün yarısını geçirirdim. Sevmediğim aterici hala duruyor ama sevdiğim aterici 5D sinema olmuş. Nostaljik olsun diye gider ateri oynarım (hatta Cowboys oyununu) diye düşünüyordum ama kısmet değilmiş
  • Yüksel Kardeşler Altay Sitesi; ilk ev küçük gelmeye başlayınca onu satıp buradan 2 tane 2+1 almıştık. Benim bu siteden hiç arkadaşım yoktu çünkü hep eski siteye arkadaşlarımla buluşmaya giderdim. Altay sitesine girdiğinizde sizi kazlar karşılardı, kazların bu kadar sene yaşamasını beklemiyordum tabi ki ama eski kazların anısına sitenin içerisine kaz heykelleri koymuşlar. Bir de ortada çardak vardı onu kaldırmışlar.
  • Karadeniz pidecisi; Altay sitesinin önünde bulunan bu pidecinin önünden geçerken oraya has bir pide kokusu alırdım. (Aynı kokuyu İstanbul'da Göztepe'de hastahane acilinin karşısındaki pidecide de alıyorum) Yıllar sonra gidip orada pide yedim. Öyle çok da değişik bişey değilmiş :)
  • Yunuslar; Akşamları yunuslara yürüyüp çekirdek çitleyip geri dönerdik. Yine aynı hevesle Ceylan marketten çekirdeklerimizi aldık ama yunuslara gittiğimizde oranın plaj olduğunu gördük. Onun yerine Yüksel Kardeşler Sahil sitesinin karşısında cücük gibi yunus heykeli yapılmış ama aynı tadı vermiyor haliyle.
  • Cami; adını bilmediğim, Altay sitesinin arkasında bulunan, yapımı 3-4 sene süren caminin etrafı daha boştu diye hatırlıyorum. 17 Ağustos depreminden sonra (bina dışında da uyuduğumuzdan olsa gerek) sabah namazına ilk kez camiye gitmiştim ve (depremin etkisiyle) sabah namazında ilk kez bu kadar kalabalık bir cami görmüştüm.
  • Balkon; Bir defasında yolda yürürken güneşin etkisiyle hapşurmuştum. Balkonda oturan birileri bana balkondan "Çok yaşa" diye seslenmişti. O gün tanımadığımız insanlara da çok yaşa diyebileceğimizi öğrenmiştim. O balkonun panjurları kapalıydı. (Bu kadar detay hatırlamak iyi birşey mi değil mi emin değilim)
Bütün değişikliklere rağmen nostalji seven biri olarak güzel bir gün geçirdim.

0 yorum: