23.6.13

Çocuktum ufacıktım

çocuktum, ufacıktım
top oynadım, acıktım

buldum yerde bir erik
kaptı bir ala geyik

geyik kaçtı ormana
bindim bir ak doğana

doğan, yolu şaşırdı
kaf dağından aşırdı

attı beni bir göle;
gölden çıktım bir çöle

çölde buldum izini
koştum, tuttum dizini

geyik beni görünce
düştü büyük sevince

verdi bana bir elma
dedi: 'dinlenme, durma

dağdan yürü, kırdan git
altın köşke çabuk yet

seni bekler ezeli
orda dünya güzeli

bin yıllık çile doldu!'
bunu dedi, kayboldu

yedim sırlı elmayı
gördüm gizli dünyayı

gündüz oldu, geceler;
ak sakallı cüceler

korkunç devler hortladı
cinler, cirit oynadı

kesik başlar yürürdü
saçlarını sürürdü

bir de baktım, melekler
başlarında çiçekler

devlere el bağlıyor
gizli gizli ağlıyor

kılıcımı çıkardım
perileri kurtardım

kurtardığım periler
adım adım geriler

kanadını açardı
selam verir, kaçardı

az, uz gittim, dolaştım
altın köşke ulaştım

bir kapısı açıktı
öteki kapanıktı

kapalıyı açarak
açığa vurdum kapak

at önünde et vardı
it, ot yemez ağlardı;

otu ata yedirdim
eti ite yedirdim

açtım bir elmas oda;
dev şahı uykuda

gördüm, kestim başını
dedim: 'ey dev, nerede?

nerede dünya güzeli?'
dedi: 'elinde eli!'

döndüm, baktım. bir kırgız
elbiseli güzel kız

durmuş, bakar yanımda
şimşek çaktı canımda

güldü, dedi: 'türk beyi!
tanıdın mı geyiği?

kimse, beni bu devden
alamazdı. ancak sen

kaya deldin, dağ yardın
geldin, beni kurtardın'

ah o imiş anladım
sevincimden ağladım

dedim, turan meleği!
türkün yüce dileği!

yüz milyon türk bu anda
seni bekler turanda

haydi, çabuk varalım
karanlığı yaralım;

sönük ocak canlansın
yoksul ülke şanlansın

indik, iti okşadık
at sırtına atladık

geçtik nice dağ, kaya
geldik demirkapıya

kapanması, çok yıldı,
'açıl!' dedim, açıldı.

yol verince gizli yurt,
aldı bizi bir bozkurt,

kaf dağından geçirdi,
türk eline getirdi.
Ziya Gökalp

0 yorum: